Meme sarkması (meme pitozu), meme derisinin esnekliğini ve taşıyıcı dokuların desteğini zamanla kaybetmesiyle meme dokusunun ve/veya meme başının daha aşağı konuma gelmesidir. Değerlendirmede yalnız memenin alt kısmının kıvrım yapması değil; meme başının meme altı kıvrımına göre yeri, deri fazlalığı, meme hacmi ve dokunun dağılımı birlikte ele alınır. Bu nedenle kalem testi gibi evde yapılan kontroller kesin tanı koydurmaz. Meme sarkması çoğunlukla yaşlanma, gebelikle ilişkili hacim değişimleri, kilo dalgalanmaları, genetik özellikler ve sigara kullanımı gibi birden fazla etkenin birleşimiyle ortaya çıkar. Egzersiz göğüs kaslarını ve duruşu geliştirebilse de gevşemiş meme derisini toparlayamaz veya aşağı yerleşmiş meme başını yukarı taşıyamaz. Belirgin sarkmanın kalıcı olarak düzeltilmesinde temel cerrahi seçenek meme dikleştirme, yani mastopeksidir; ancak her kişi için gerekli işlem aynı değildir. Hacim kaybı, büyük meme yapısı, asimetri, gebelik planı ve kişisel beklenti tedavi planını değiştirir.
Meme; bez dokusu, yağ dokusu, bağ dokusu, süt kanalları, damarlar ve cilt zarfından oluşur. Meme dokusunun içinde kas bulunmaz; göğüs kasları memenin arkasında, göğüs duvarı üzerinde yer alır. Zamanla cilt esnekliği ve bağ dokusu desteği azaldığında, meme dokusunun dağılımı değiştiğinde veya meme hacmi artıp azaldığında memenin alt kutbunda gevşeme ve meme başında aşağı yönlü yer değişikliği görülebilir.
Tıbbi adı meme pitozu olan bu durum tek başına bir hastalık değildir. Meme biçimi, büyüklüğü ve iki meme arasındaki farklılık kişiden kişiye değişir; her düşük görünümlü meme de aynı derecede sarkmış kabul edilmez. Örneğin bazı kişilerde meme başı normal konumdayken yalnızca meme dokusunun alt bölümü kıvrımın altına iner. Bu görünüm “yalancı sarkma” veya psödoptoz olarak tanımlanabilir.
Kısa cevap: Meme sarkması yalnız görüntüye bakılarak değil, meme başının meme altı kıvrımına göre konumu, alt kutuptaki doku, cilt kalitesi ve meme hacmi birlikte değerlendirilerek tanımlanır.
Ayna karşısında omuzlar doğal konumdayken yapılan gözlem, değişikliği fark etmeye yardımcı olabilir; ancak kendi kendine bakarak sarkmanın derecesini kesinleştirmek mümkün değildir. Muayenede aşağıdaki özellikler birlikte değerlendirilir:
Bu bulgular estetik değerlendirmeye yardımcı olur; meme sağlığı açısından tanı yerine geçmez. Yeni ortaya çıkan kitle, meme başı akıntısı, ciltte çekinti veya tek taraflı hızlı değişim varsa konu yalnız “sarkma” olarak görülmemeli ve meme hastalıkları açısından tıbbi değerlendirme yapılmalıdır.
Plastik cerrahi muayenesinde sarkma, sıklıkla meme başının meme altı kıvrımı ve memenin en alt noktasıyla ilişkisine göre sınıflandırılır. Bu sınıflama, gerekli olabilecek kesi modelini tek başına belirlemez; meme hacmi, deri kalitesi ve kişisel hedeflerle birlikte yorumlanır.
“Kaçıncı derece sarkma var?” sorusunun yanıtı fotoğrafa veya tek bir ölçüme göre verilmemelidir. Göğüs kafesi yapısı, meme tabanı, meme başı ile köprücük kemiği arasındaki mesafe ve iki taraf arasındaki fark da cerrahi planı etkiler.
Halk arasında bilinen kalem testinde kalem meme altı kıvrımına yerleştirilir; kalemin düşmemesi sarkma belirtisi olarak yorumlanır. Oysa büyük veya doğal olarak alt kutbu dolgun bir memede kalem, meme başı normal konumda olsa bile tutulabilir. Tersi durumda da tek bir ev testi tüm anatomik özellikleri göstermez.
Dolayısıyla kalem testi yalnızca meme dokusunun kıvrım üzerine ne ölçüde geldiğine dair kaba bir fikir verebilir; kesin tanı veya ameliyat gerekliliği belirlemez. En doğru değerlendirme, ayakta yapılan muayene ve standart ölçümlerle plastik, rekonstrüktif ve estetik cerrahi uzmanı tarafından gerçekleştirilir.
Meme sarkması çoğu zaman tek bir nedene bağlanamaz. Cilt kalitesi, yaşam boyunca yaşanan hacim değişimleri ve memenin doğal ağırlığı birlikte rol oynar.
Yaşla birlikte ciltteki kolajen ve elastik liflerin özellikleri değişir. Yerçekiminin yıllar içindeki etkisi ve dokuların doğal yaşlanması, meme zarfının gevşemesine katkıda bulunabilir.
Gebelik sırasında meme bezleri ve meme hacmi büyüyebilir. Gebelik ve emzirme dönemi sonrasında hacmin azalması, daha önce gerilmiş cilt zarfının meme dokusuna göre bol kalmasına neden olabilir. Gebelik sayısı arttıkça bu değişiklikler birikebilir; ancak her gebelik sonrası aynı görünüm oluşmaz.
Memenin önemli bir bölümü yağ dokusundan oluştuğu için belirgin kilo artışı memeyi büyütebilir, kilo kaybı ise hacmi azaltabilir. Sık veya yüksek miktarda kilo dalgalanması cilt zarfında gevşemeyi belirginleştirebilir.
Daha ağır meme dokusu zaman içinde cilt ve bağ dokusu üzerinde daha fazla yük oluşturabilir. Cilt kalınlığı, elastikiyet, meme tabanı ve bağ dokusunun yapısı gibi kalıtsal özellikler de kişisel yatkınlığı etkileyebilir.
Sigara, cilt kalitesi ve yara iyileşmesi üzerinde olumsuz etkilere sahiptir. Uzun süreli ve korunmasız güneş maruziyeti de dekolte cildinde erken yaşlanmaya katkı sağlayabilir. Bu etkenler meme sarkmasının tek nedeni değildir ancak doku kalitesini olumsuz etkileyebilir.
Yaşla ve menopozla birlikte bez dokusu ile yağ dokusunun dağılımı değişebilir. Bu değişim meme hacmini, kıvamını ve cilt zarfıyla ilişkisini etkileyebilir.
Kanıtı sınırlı yaygın inanışlar: Çok sıcak duş almak, belirli bir uyku pozisyonu, fiziksel temas veya tek başına yanlış sütyen seçimi meme sarkmasının yerleşik ve doğrudan nedenleri arasında kabul edilmez. İlaçlar veya hormonal sorunlar meme hacminde değişiklik yapabilir; ancak bu durum kişisel tıbbi değerlendirme gerektirir.
Bu konuda emzirme ile gebeliğin etkisini birbirinden ayırmak gerekir. Meme dokusu gebelik boyunca hormonların etkisiyle büyür; doğum ve emzirme dönemi sonrasında yeniden küçülebilir. Ciltteki gerilme ve hacim değişimi gebelik yaşanırken başlar.
Yayımlanmış klinik araştırmalarda emzirme, tek başına ve bağımsız bir meme sarkması nedeni olarak gösterilmemiştir. Buna karşılık yaş, gebelik sayısı, yüksek vücut kitle indeksi, daha büyük meme hacmi, belirgin kilo kaybı ve sigara kullanımı gibi etkenler meme pitozuyla ilişkilendirilmiştir. Bu nedenle “emzirirsem memem kesin sarkar” düşüncesi doğru değildir. Her kişinin doku yapısı ve gebelik süreci farklıdır; emzirme kararı estetik kaygıyla değil, anne ve bebek sağlığına ilişkin tıbbi önerilerle birlikte verilmelidir.
Yaşlanma, genetik özellikler ve yerçekimi tamamen ortadan kaldırılamadığı için meme sarkmasını kesin biçimde önleyen bir yöntem yoktur. Bununla birlikte doku kalitesini korumaya ve hızlı hacim değişimlerini azaltmaya yönelik alışkanlıklar görünümün daha uzun süre korunmasına yardımcı olabilir:
Hayır; egzersiz meme dokusunu anatomik olarak dikleştirmez. Şınav, bench press veya benzeri hareketler memenin arkasındaki pektoralis kaslarını güçlendirebilir. Daha güçlü üst gövde kasları ve daha iyi duruş, göğüs bölgesinin genel görünümünü bir ölçüde etkileyebilir; fakat meme bezini yukarı taşıyamaz, gevşemiş deriyi çıkaramaz ve meme başının yerini değiştiremez.
Bu nedenle “belirli sayıda şınavla meme sarkması düzelir” ya da “birkaç haftada meme dikleşir” gibi süre ve sonuç vaatleri tıbbi olarak gerçekçi değildir. Egzersiz genel sağlık için değerlidir; kişinin yaşı, kondisyonu, eklem sorunları ve sağlık durumu dikkate alınarak güvenli biçimde planlanmalıdır. Özellikle omuz veya bel sorunu olan kişilerin dips, barfiks ve ağırlık egzersizlerine uzman desteği olmadan başlamaması gerekir.
Nemlendiriciler cildin yüzeysel kuruluğunu azaltabilir; masaj veya soğuk uygulama geçici bir gerginlik hissi oluşturabilir. Ancak bu yöntemler gevşemiş deri zarfını kalıcı olarak küçültmez, meme dokusunu yeniden şekillendirmez veya aşağı yerleşmiş meme başını yukarı taşımaz. Ürünlerin “ameliyatsız kalıcı dikleştirme” iddiaları temkinle değerlendirilmelidir.
Radyofrekans, ultrason, lazer veya benzeri enerji temelli uygulamalar seçilmiş kişilerde cilt kalitesi ve sıkılığında sınırlı değişiklik sağlayabilir. Ancak bu işlemler fazla deriyi cerrahi olarak çıkarmaz, meme dokusunu yeniden biçimlendirmez ve belirgin biçimde aşağı yerleşmiş meme başını kalıcı olarak yukarı taşımaz.
Ameliyatsız yöntemlerin etkisi; sarkmanın derecesine, cilt kalitesine, kullanılan yönteme ve kişisel doku yanıtına göre değişir. Hafif cilt gevşekliği ile gerçek meme pitozu aynı durum değildir. Bu nedenle bir cihaz veya uygulamanın uygunluğu, muayenede beklenen yarar ve sınırlamalar açıkça konuşulduktan sonra değerlendirilmelidir.
Önemli: Belirgin deri fazlalığını ve meme başı düşüklüğünü, ameliyatsız bir uygulamanın mastopeksiyle aynı düzeyde düzelteceği yönündeki vaatler gerçekçi değildir.
Belirgin meme sarkmasının cerrahi olarak düzeltilmesinde temel işlem meme dikleştirme (mastopeksi) ameliyatıdır. Bu işlemde fazla deri düzenlenir, mevcut meme dokusu yeniden şekillendirilir ve meme başı-areola kompleksi kişisel anatomiye uygun daha üst bir konuma taşınır. Gerekli kesi ve iz modeli sarkma derecesine göre areola çevresi, areola çevresiyle birlikte dikey iz veya ters T biçiminde olabilir.
Meme dikleştirme tek başına memeyi belirgin biçimde büyütmeyi amaçlamaz ve üst bölümde istenen dolgunluğu her zaman sağlamaz. Benzer şekilde büyük ve ağır bir memede yalnız dikleştirme, kişinin küçülme beklentisini karşılamayabilir. Bu nedenle işlem seçimi yalnız “sarkma var mı?” sorusuna göre yapılmaz.
İmplant meme hacmini ve projeksiyonu artırır; fazla deriyi ortadan kaldırmaz. Meme başı meme altı kıvrımının belirgin biçimde altındaysa yalnız büyük bir implant kullanmak gerçek dikleştirmenin yerine geçmeyebilir ve dokular üzerindeki yükü artırabilir. Hafif hacim boşluğu ile belirgin pitozun ayrımı muayenede yapılmalıdır.
Gebelik, doğum ve sonraki hacim değişimleri ameliyatla elde edilen meme biçimini değiştirebilir. Yakın dönemde gebelik planlayan kişilerde ameliyatı ertelemek düşünülebilir. Bununla birlikte zamanlama kararı; kişinin beklentisi, yaşı, planları ve mevcut şikâyeti konuşularak kişisel olarak verilmelidir. Doğum sonrası estetik işlemleri hakkında daha geniş bilgi için hamilelik sonrası estetik cerrahi sayfası incelenebilir.
Meme sarkması muayenesi yalnız görünümü değil, genel sağlık durumunu ve beklentinin gerçekçiliğini de kapsar. Görüşmede genellikle şu başlıklar ele alınır:
Yaşa, kişisel risklere ve mevcut bulgulara göre ultrasonografi veya mamografi gibi görüntülemeler istenebilir. Hangi tetkikin gerekli olduğuna kişisel tıbbi değerlendirme sonucunda karar verilir.
Her cerrahi işlemde olduğu gibi meme dikleştirmede de riskler bulunur. Olası durumlar arasında kanama ve hematom, enfeksiyon, sıvı birikimi, yara iyileşmesi sorunları, belirgin iz, iki meme arasında şekil veya konum farkı, meme ya da meme başı duyusunda geçici veya kalıcı değişiklik, yağ nekrozu, anesteziyle ilişkili sorunlar ve düzeltme ameliyatı gereksinimi sayılabilir. Meme başı ve areola dolaşımının kısmen veya tamamen etkilenmesi daha seyrek fakat önemli risklerdendir. Kişisel risk düzeyi; uygulanan tekniğe, meme büyüklüğüne, ek hastalıklara, sigara kullanımına ve doku özelliklerine göre değişir.
Ameliyat sonrası ilk dönemde şişlik, gerginlik ve morluk görülebilir. Nihai meme biçiminin oturması ve izlerin olgunlaşması zaman alır. Kesi izleri tamamen yok olmaz; çoğu kişide aylar içinde solar ve daha az fark edilir hale gelir. Masa başı işe, araç kullanmaya, egzersize ve ağırlık kaldırmaya dönüş zamanı herkeste aynı değildir; cerrahın kişisel önerileri izlenmelidir.
Meme dikleştirme sonucu uzun süre korunabilir ancak meme yaşlanmaya devam eder. Yerçekimi, gebelik, emzirme dönemi ve belirgin kilo değişiklikleri zaman içinde yeni değişimlere yol açabilir. Dengeli kilo ve sağlıklı yaşam sonucu korumaya katkı sağlayabilir; buna karşın “ömür boyu değişmez sonuç” garanti edilemez.
Meme sarkması genellikle yavaş gelişen anatomik bir değişikliktir. Aşağıdaki bulgulardan biri varsa yalnız estetik değerlendirmeyle yetinilmemeli, meme sağlığı açısından gecikmeden hekime başvurulmalıdır:
Bu içerik genel bilgilendirme amacı taşır; muayene, tanı veya kişisel tedavi planının yerine geçmez.
Gevşemiş deri zarfı ve aşağı yer değiştirmiş meme dokusu genellikle kendiliğinden eski konumuna dönmez. Kilo değişikliği memenin hacmini değiştirebilir ancak gerçek sarkmayı güvenilir biçimde düzeltmez.
Egzersiz göğüs kaslarını ve duruşu geliştirebilir fakat meme dokusunu yukarı taşımaz, fazla deriyi ortadan kaldırmaz ve aşağı yerleşmiş meme başını düzeltmez.
Hayır. Kalemin meme altında durması yalnızca deri ve dokunun kıvrım üzerine geldiğini düşündürebilir. Sarkmanın derecesi, meme başının meme altı kıvrımına göre konumu ve doku dağılımı birlikte değerlendirilir.
Gebelik boyunca oluşan hacim ve deri değişiklikleri meme formunu etkileyebilir. Araştırmalar emzirmenin tek başına bağımsız bir sarkma nedeni olduğunu göstermemiştir.
Sütyen kullanmamanın tek başına kalıcı meme sarkmasına yol açtığını gösteren güçlü bir kanıt yoktur. Uygun sütyen özellikle egzersiz sırasında konforu artırabilir ancak oluşmuş sarkmayı tedavi etmez.
Bu uygulamalar cildi geçici olarak daha gergin hissettirebilir fakat fazla deriyi çıkaramaz, meme dokusunu yeniden şekillendiremez veya meme başını kalıcı olarak yukarı taşıyamaz.
Bazı ameliyatsız uygulamalar seçilmiş hafif olgularda cilt kalitesinde sınırlı değişim sağlayabilir; belirgin deri fazlalığını ve meme başı düşüklüğünü cerrahi dikleştirme düzeyinde düzeltmez.
İmplant hacim kazandırır; belirgin deri fazlalığını veya aşağı yerleşmiş meme başını tek başına çoğunlukla düzeltmez. Sarkma ve hacim kaybı birlikteyse implant ile dikleştirme beraber değerlendirilebilir.
Meme dikleştirmenin temel amacı hacmi azaltmak değil, mevcut dokuyu yeniden şekillendirmektir. Deri çıkarılması nedeniyle meme daha küçük algılanabilir; belirgin küçülme isteniyorsa meme küçültme planı değerlendirilir.
Kesi yapılan her cerrahi işlem kalıcı bir iz bırakır. İzler çoğu kişide zamanla solar ve daha az belirgin hale gelir; görünüm kişisel iyileşme özelliklerine ve uygulanan tekniğe göre değişir.
Bazı kişiler ameliyat sonrasında emzirebilir; ancak kullanılan teknik, çıkarılan doku ve kişisel anatomi emzirme kapasitesini etkileyebilir. Gelecekteki gebelik planı muayenede mutlaka konuşulmalıdır.
Sonuç uzun süre korunabilir fakat yaşlanma, yerçekimi, gebelik ve belirgin kilo değişimleri memenin zaman içinde yeniden değişmesine neden olabilir. Ömür boyu değişmezlik garantisi verilemez.
Meme Sarkması (Göğüs Sarkması) Nedir?
Memenin Sarkık Olduğu Nasıl Anlaşılır?
Meme Sarkması Dereceleri Nelerdir?
Görünüm
Genel tanım
Değerlendirme notu
Yalancı sarkma
Meme başı kıvrımın üzerinde veya hizasındadır; meme dokusunun alt bölümü kıvrımın altına uzanır.
Özellikle hacim kaybı ve alt kutuptaki doku dağılımı önem taşır.
Hafif sarkma
Meme başı meme altı kıvrımı hizasında ya da hemen altındadır.
Deri fazlalığı, areola genişliği ve üst kutup boşluğu birlikte incelenir.
Orta sarkma
Meme başı kıvrımın belirgin biçimde altındadır fakat memenin en alt noktasında değildir.
Yalnız hacim eklemek çoğu zaman deri fazlalığını düzeltmez.
İleri sarkma
Meme başı memenin en alt seviyesine yakın yerleşir ve çoğunlukla aşağı yönelir.
Daha kapsamlı doku şekillendirme ve deri düzenlemesi gerekebilir.
Kalem Testi Meme Sarkmasını Kesin Gösterir mi?
Memelerin Sarkmasına Neden Olan Etkenler Nelerdir?
Yaşlanma ve cilt esnekliğinin azalması
Gebelikle ilişkili hacim değişimleri
Kilo alıp verme
Meme büyüklüğü ve genetik özellikler
Sigara kullanımı ve güneş hasarı
Hormon düzeyleri ve menopoz dönemi
Emzirmek Memeleri Sarkıtır mı?
Meme Sarkması Önlenebilir veya Geciktirilebilir mi?
Spor ve Egzersiz Meme Sarkmasını Düzeltir mi?
Krem, yağ, masaj ve soğuk duş işe yarar mı?
Meme Sarkması Ameliyatsız Düzelir mi?
Meme Sarkması Nasıl Düzeltilir?
Anatomik durum veya beklenti
Değerlendirilebilecek yaklaşım
Temel amaç
Yeterli hacim, belirgin deri fazlalığı ve meme başı düşüklüğü
Meme dikleştirme
Mevcut dokuyu yeniden şekillendirmek ve deri zarfını düzenlemek
Sarkmayla birlikte hacim kaybı ve üst kutup dolgunluğu beklentisi
Meme büyütme ile dikleştirmenin birlikte değerlendirilmesi
Konumu düzeltirken seçilmiş durumlarda hacim eklemek
Büyük ve ağır memeyle birlikte sarkma
Meme küçültme ve dikleştirme
Fazla hacmi azaltırken kalan dokuyu şekillendirmek
İki meme arasında belirgin şekil veya hacim farkı
Kişiye özel asimetri planı
İki tarafı birbirine yaklaştırmak; tam simetri vaat etmemek
İmplant tek başına meme sarkmasını düzeltir mi?
Gebelik planı varsa ameliyat ertelenmeli mi?
Meme Sarkması Muayenesinde Neler Değerlendirilir?
Meme Dikleştirme Ameliyatının Riskleri ve Sonuçların Kalıcılığı
Hangi Meme Değişikliklerinde Doktora Başvurulmalıdır?
Meme Sarkması Hakkında Sık Sorulan Sorular
Meme sarkması kendiliğinden düzelir mi?
Egzersiz meme sarkmasını düzeltir mi?
Kalem testi meme sarkmasını kesin gösterir mi?
Emzirmek memeleri sarkıtır mı?
Sütyen kullanmamak meme sarkmasına yol açar mı?
Krem, masaj veya soğuk duş memeyi dikleştirir mi?
Meme sarkması ameliyatsız düzelir mi?
Meme implantı tek başına sarkmayı düzeltir mi?
Meme dikleştirme ameliyatı memeyi küçültür mü?
Meme dikleştirme izleri tamamen kaybolur mu?
Meme dikleştirmeden sonra emzirilebilir mi?
Meme dikleştirme sonucu ömür boyu kalıcı mıdır?
İlgili Tıbbi Bilgilendirmeler
Tıbbi Bilgilendirme Kaynakları
Doç. Dr. Hakan Kerem
Meme Sarkması